Elif Zehra Onural

13 Eylül 2012, annemin doğumgünü ve o gün ona sürpriz hazırladım. Eve gitmeden hastanede mamografi ve ultrasonum var. Ultrason sonrası doktor cerrah ile hemen görüşmemi istiyor. Bekleme odasındayım, konsültasyonun bitmesini ve doktor ile görüşmeyi bekliyorum ama midem ağrıyor. Ve doktorum geliyor, yüzündeki ifadeden kötü haberlerle geldiğini anlıyorum. Ve işte o an, kanser! Ama olmaz ki, çocuklarım çok küçük daha bana ihtiyaçları var diyorum.

Eve gidiyorum, kimseye söyleyemiyorum…

5 gün içinde ameliyata alınacağımı biliyorum ama hala bir ümit, belki de değildir…

Sonuçta ameliyat sonrası uyanıyorum, göğsüm alınmış, lenfler alınmış. Sol göğsüm artık yok. Korkunç bir his. Doktorlar geliyorlar ve hem genel cerrah hem plastik cerrahım pansumanı kaldırıp kontrol ediyorlar. Ben kafamı çeviriyorum, görmek istemiyorum, doktorum “bak” diyor. Korkarak kafamı çevirip bakıyorum.

Aaaaaaaa!!! Sanki hiç göğsüm alınmamış gibi.

Tedavi bitene kadar geçici bir protez yerleştirmiş doktorum.

Kansersin, çok mu önemli diye düşünüyorsun… Evet, önemli. Hastalığı yenmenin en önemli etkenlerinden yüksek moral ve dengeli bir psikoloji için, çok önemli. Aynaya baktığında kadınlığını kaybetmediğini düşünebilmek, hissedebilmek kadar önemli bir şey olabilir mi?

Ameliyattan ve tedaviden birkaç ay sonra Bodrum’a gittim. Plajda kimse anlamadı.

Daha da iyisi rekonstrüksiyon. Şimdi çok daha güzel göğüslerim var ve göğsümü gere gere bikinimi giyebiliyorum, sütyenlerimi takabiliyorum.

Evet, uzun bir süreç bu; ama hasta psikolojisinde yaşamamam için çok büyük yardımcı olan bu işlemler için değdi.

Şimdi sadece kontrollere kaldım.

Atlattım ve çok mutluyum. Hayatıma yeni bir yön çizdim. Her şeyde bir hayır vardır sözünü çok severim. İşte buda böyle bir şeydi. Hayırlı oldu.

Acıbadem ekibine, başta bana hep moral ve destek veren doktorlarım Prof. Dr. Şükrü Yazar Bey, Neslihan Hanım ve onkoloğum Gül Hanım’a, radyoterapistim Nuran Hanım’a, psikoloğum Esra Hanım, psikiyatristim Burcu Hanım, kemoterapi ekibine, değerli hemşirelerime ve hasta bakıcılarıma, aslında kafeteryadan odama, ameliyathaneden radyoloji bölümüne kadar, herkese sonsuz teşekkürlerimi iletmeyi borç bilirim…